4 Mart 2010 Perşembe

YENİ MEZUNLARA ÖĞÜTLER...













Hergün seni korkutan bir şey yap.

















Şarkı söyle,










Başka insanların duygularına karşı düşüncesiz davranma,
Senin duygularına düşüncesiz davrananlarla katlanma.








Dişlerine özen göster.














Kıskançlıkla zaman kaybetme – bazen öndesindir, bazen arkada kalırsın.
Yarış uzun ve sona vardığında sadece kendinle yarıştığını farkedersin.





Sana yapılan övgüleri unutma, hakaretleri hatırlama,
Eğer bunu başarırsan, nasıl yaptığını bana da söyle,
Eski aşk mektuplarını sakla, banka ekstrelerini at.













Gerin.





Hayatınla ilgili ne yapman gerektiğini bilmediğin için, kendini suçlama
Tanıdığım en ilginç insanlar 22 yaşında iken hayatlarında ne yapacaklarını bilmiyorlardı,
Bazı 40 yaşındakiler hala bilmiyor.


Bolca kalsiyum al.










Dizlerine karşı nazik ol, gittiklerinde onları özleyeceksin.





Belki bir gün evlenirsin, belki de evlenmezsin,













Belki çocukların olur, belki de olmaz,













Belki 40 yaşında boşanırsın,
Belki de 75. evlilik yıldönümünde göbek atıyor olursun.















Ne yaparsan yap,
Kendini çok tebrik etme ya da çok azarlama
Seçimlerin aynı zamanda yarı yarıya şansındır,
Diğer bütün insanlar gibi.
Vücüdunu keyfini sür.
Onu kullanabildiğin her şekilde kullan.
Ondan korkma, ya da başka insanların onun için ne düşündüğünü önemseme,
Vücudun sahip olabileceğin en iyi enstrümandır.



Dans et, kendi oturma odan dışında dans edecek hiç bir yerin olmasa bile, dans et.
















Takip etmesen bile, Talimatları oku.
















Güzellik dergilerini okuma, onlar sadece kendini daha çirkin hissetmene neden olur.


Anne ve babanı tanı, hayatından ne zaman çıkacaklarını bilemezsin.











Kardeşlerine iyi davran. onlar geçmişinle en iyi bağlantın ve
büyük ihtimalle geleceğinde de yanında olacak insanlardır.











Arkadaşların gelip geçici olduğunu anla, sadece değerli bir kaç tanesine iyice tutun.
Uzaklıkların ve yaşam stillerinin onlarla aranı açmasına izin verme,
çünkü ne kadar yaşlanırsan, seni gençliğinde tanıyanlara o kadar çok ihtiyaç duyarsın.















Bir süre İstanbul da yaşa ama seni kabalaştırmadan ayrıl.




Bir süre Akdeniz kıyılarında yaşa ama seni yumuşatmadan ayrıl.






Seyahat et.











Bazı kaçınılmaz gerçekleri kabullen: fiyatlar yükselecek, politikacılar aldatacak.
sen de yaşlanacaksın ve yaşlandığın zaman,
gençliğinde fiyatların makul, politikacıların güvenilir ve çocukların büyüklerini saygılı olduğunu hayal edeceksin .

Senden yaşlı olanlara saygı göster













Kimsenin seni destekleyemesini bekleme
Belki iyi bir mirasa konmuşsundur,
Belki zengin bir eşin vardır
Ama bunların ne zaman tükeneceğini bilemezsin.

Saçınla çok oynama, yoksa 40 yaşına geldiğinde 85 yaşındaki birine aitmiş gibi gözükür.
















Kimin öğüdünü dinlediğine dikkat et, ama öğüt verenler konusunda sabırlı ol.
Öğüt vermek bir tür nostaljinin bir türüdür.
Geçmişi çöplükten çıkarıp, temizleyip, çirkin kısımlarını boyayıp sanki daha değerliymiş gibi göstermektir.



Ama güneş kremi konusunda bana güven.






Bu yazı Mary Schmich’in 1 Haziran 1997 tarihinde The Chicago Tribune gazetesindeki köşesinde yayınlanmış.
Kendisinin yapmadığı bir mezuniyet konuşması.


Öğüdü dinleyip dinlememek size kalmış.

1 yorum:

é ℓ ℓ a dedi ki...

cok hosuma gitti benim, insana yasama sevinci asiliyor. hostu saol.